...

Ağustos 30, 2011

Sonbahar




Bu ülkede sonbahar, nedense sevilmeyen üvey evlat muamelesi görüyor. Türkiye'de güzel sonbaharı neyin katlettiğini düşündüm de.. Sanırım çamurlu caddeler, parksız, yeşilsiz, çirkin, beton bloklarla kuşatılmış kent yaşamı, havadaki yoğun egzoz ve kalorifer dumanı bir de incecik yağmurla bile trafiğin daha da karışması bozuyor sonbahar keyfini.

Oysa sonbahar güzeldir!

Çünkü sonbahar, ilkbahara giden yolun başıdır. Sonbahar, Buket Uzuner'in dediği gibi 'savrulan saçın, uçuşan atkının, sıcak bi' tas çorbanın, tavşan kanı bir bardak çayın, ev turşusunun, tahin helvasının, köşebaşında kızartılan kestanenin, hırçın denizin, terlemeden uzun uzun yürüyebilmenin, kalın kazakların, konser, sinema, tiyatro salonlarının, kütüphanelerin, sonbahar yaşamının' keyfidir.

2 yorum:

heamoglobin dedi ki...

güzü ilkbahara giden yolun başı olduğu için değil de güz olduğu için, yazı bitirdiği için seviyorum. yaz insanı değilim. ilkbahar insanı hiç değilim. güz insanıyım sanırım.

heamoglobin dedi ki...

sonbahar çocuğu olmamız mı bizi böyle hüzünlü yapmış, yoksa hüzünlü olduğumuz için mi sonbaharda dogmamız uygun düşmüş acaba?