...

Mayıs 30, 2012

Müzik

Mevsimlerin ruh halini değiştirdiğine inanmıyorum. Bahar gelince içimde çiçekler açıp midemde kelebekler uçuşmuyor hiç. Ya da sonbaharda durgunlaşıp melankolik ruh haline bürünmüyorum. Suçu mevsimlere atmanın alemi yok. O senin psikolojik sorunun aslında. Mani (taşkınlık) ve depresyon (durgunluk) gibi çeşitli dönemleri içinde barındıran ve manikdepresif denen iki uçlu bir bozukluktan kaynaklanan bir durum bu.

Mevsimler değil de ruh halini değiştiren yegane unsurlardan birinin müzik olduğuna inanıyorum ben. Dinlediğin bir şarkının türüne göre mesela bir chillout olsun bir doom metal olsun ne bileyim Türk sanat müziğindeki hicaz makamlı şarkılar olsun, bunları dinlediğinde insan hüzünlenebiliyor, durgunlaşabiliyor yersiz, mevsim yaz da olsa kendi içinde ruhani bir sonbahar rüzgarı kopuyor. Ya da dubstep ve trance türünde parçalar dinleyince karşı konulmaz bir enerji açığa çıkabiliyor insan bünyesinde. Hani bıraksalar Everest'e tırmanma cesareti gösterebilirsin kulağında o müzikle. Sonra jazz ya da blues dinleyerek her ne kadar Bağcılar'da sokak arasında bir apartman dairesinde yaşıyor olsan da kulağında bu parçalar oldu mu kendini Strazburg'taki evinin verandasında kahveni yudumlar gibi hissetmemen işten bile değil. Hızlı tempolu pop parçalarını dinlerken de mutlu melodiler üstünde dans edebiliyorsun pek tabii. Böyle utanmasa insan 'hayat sevince güzel sevince tatlı günler..' falan diyerek el ele tüm insanlarla mutluluk halkası oluşturur o anda.

Childhood Dreams by Evanthia Rempoytsika on Grooveshark
Al bak mesela, şu parçayı dinlediğim anda sanki dünyanın en büyük dertlerini çekmiş, hayatın sillesini yemiş, türlü çetrefilli yollarından geçmiş gibi bir edayla oturduğum yerde kilitleniveriyorum. İlla ki bir şeyler hatırlatıyor kemanın o ağlayan sesi, her biri bir film karesi tadında görüntüler art arda geçip gidiyor gözümün önünden, odanın atmosferinde parçadaki notalar dolaşırken. Geçmişimde beni mutsuz eden, üzen tüm o anlar geliyor aklıma. Kayıplarım. Sonra şarkı bitiyor, biraz sonra o ruh halini de yırtıp atıyorum üzerimden.

2 yorum:

brai dedi ki...

Blogunuzu tesadüf eseri keşfettim ve kendimi biranda yazılarınızın arasında kaybolurken buldum. Açıkçası ben de müziğin havayla, duygusal yoğunlukla vs. gibi mentionlarla uzaktan yakından alakasının olmadığını düşünüyorum. Önemli olan müziğe katılan duygu aktarımının karşı tarafa aksettirilmesidir bana göre... Dediklerinize sonuna kadar katılıyorum.

Yolunuz düşerse bana da beklerim. Sevgiler...

Bolat dedi ki...

Merhaba, o kadar güzel anlatmışsınız ki insanın ruh halini :) kesinlikle doğru tespitler.