...

Mart 08, 2013

Bağ\ım/lı


Bir insanı neden sevdiğinizi sorgulayın.
Sonra kendinize verdiğiniz cevapları bir düşünün.

Ben sorguladığımda verdiğim cevaplara bakıyorum: "Beni mutlu ediyor, beni güldürüyor, beni dinliyor, beni anlıyor, ben, ben, ben..." şeklinde uzayan bir silsileyle karşılaşıyorum. Cevaplara bakılırsa bu düpedüz 'ben'cillik değil midir?

Ama sevdiğim insanın kendine has özellikleri, düşünceleri, davranışları da onu sevmemin nedeni. O halde bu bencillik olmamalı diye düşünüyorum. Sonra Nietzsche diyor ki "İnsanın bütün eylemleri kendisine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendisini sevmesindendir."

Ama eğer birine karşı bağlılık duymaya başlarsa insan, o zaman bencillik yerini bağımlılığa bırakmıyor mu? Bu da çok daha karmaşık bir duruma yol açmıyor mu? Rutine dönüşen eylemlere aşina olup, kendinden bir parçayı onunla doldurduğu için o parça olmadan eksiklik hissetmiyor, 'o'nsuz yaşayamamaya başlamıyor mu?

Sorun şu ki bağlı ya da bağımlı olmaktan kaçamıyorsun.

Bunu bildiğin halde yine de sevmeye devam ediyorsun. Bir kere yakalanınca bırakmıyor yakanı o duygu, öylesine davetkâr bir his ki bu, sen uzaklaştıkça daha çok çekiyor, aklın bulanıyor. Flu görüyorsun. İşin ilginciyse, bunun farkında olman. Yani bile bile lades diyorsun.

Bu yüzden sevmenin yenik düşmek olduğuna inanıyorum. Ona böylesine güçlü şeyler hissettiğim için kendime kızıyorum. Birini sevmek, savaşı kaybetmek demek.

Ama ilk kez kaybettiğim için seviniyorum.

1 yorum:

asayra kurt dedi ki...

Birini sevmek aynı zamanda kaybetmekte demektir ve bende bile bile lades diyen bir bağımlıyım malesef bir kere yakalandım buna kurtulursam kesin sevgi emaresi gibi görünen o duyguda biter ve bunun bitmesi benim kabusum olur sonum olur...bağımlı sevenler birbirlerini en iyi anlayanlardır yazın da kendimi bulduğum birçok nokta var ...belki bende bu konuda düşüncelerimi yazabilirim