...

Mayıs 26, 2014


Gözlerim sürekli bir yerlere dalıyor.

Mesela elime kalemi alıp bir şeyler yazayım diyorum, gözlerim dalıyor.
Bir bakıyorum on dakika geçmiş öyle boş boş.
Sonra içimden yazmak da gelmiyor o dakikadan sonra.
Ya da kitap okuycam mesela, tam o an sanki biri pause tuşuna basıyor, kımıldamaksızın gözlerim dalıyor. Sonra kitaba konsantre olamıyorum, bırakıyorum okumayı.

Kalakalmak benimkisi. Nedeni belirsiz.

Birinin musluğun kapağını çevirmesini bekliyorum belki de. Çevirsin aksın o sular, borulardan gürültüyle gürül gürül. İçim genişlesin genişlesin bir dünya sığdırsın, sularla temizlenip yıkansın.
Eline, yüzüne biraz su serpmiş insan gibi olayım. Huzurlu, ferah ferah.
Bunları şiirsel olsun diye söylemiyorum.
İçimde kapalı bir kapak var gibi hissediyorum. Ağır, hantal, tozlanmaya yüz tutmuş ama paslanacak kadar zaman geçmemiş henüz. 
Tutsa kaldırsa o kapağı, tozdan da kurtulacağım külden de.
Zira tek elle ses çıkarmaya çalışmaktan yoruldum.

Hiç yorum yok: