...

Şubat 17, 2015

Erkek

Sanırım 5 - 6 yaşlarındaydım, teyzemlere gitmek için bindiğimiz otobüste en arkada annemin yanında oturuyordum. Sonra orta yaşlı bir adamın gelip yanımdaki boş koltuğa oturduğunu hatırlıyorum. Üstümde annemin adımı da üzerine işlediği pembe kazak, altımda dayımın bana yeni aldığı kot eteğim ve beyaz külotlu çorabım. O orta yaşlı adamın bacaklarımı okşadığını hatırlıyorum. Kafamı kaldırıp yüzüne baktığımı, ne olduğunu tam anlamadığım için ona gülümsediğimi. Akabinde annemin durumu fark etmesiyle adama bağırışını, adamın da otobüsten kaçarcasına inişini.

İlkokul 1'e giderken her zaman alışveriş yaptığımız bakkaldan tek başıma sigara almaya gittiğim günü hatırlıyorum amcama. Adını şimdi anımsamadığım o şerefsiz bakkalın beni tezgah arkasına çekmek için merdivene çıkıp sigarayı benim almamı istemesi üzerine tezgahın arkasına geçiyorum. Merdivene iki adım tırmanıp üst üste dizdiği sigaralara yetişmeye çalışırken bana yardım etmek bahanesiyle arkama geçiyor, dokunuyor, taciz ediyor. Merdivenden inip koşarak kaçıyorum korkuyla. Üstelik aynı yaştayım onun çocuğuyla.

9 yaşındayım. Benimle aynı mahallede oturan çocukluk arkadaşımla evin arkasında hep oyun oynadığımız arsada saklambaç oynuyoruz. Sonra ağabeyi geliyor. 5 - 6 yaş büyük bizden. O da oyuna katılıyor. Ebe gözlerini yumuyor, heyecanla apartmana saklanıyorum. Ağabeyi yanıma geliyor, önce ayakta duruyor. Sonra bir anda apartmanın kapısını kapatıp üzerime çullanıyor, ses çıkarmayayım diye ağzımı kapatmaya çalışıyor. O sırada ışık yanıyor, yukarıdan biri sesleniyor "kim var orada?" Sesi duyunca kaçıyor, bense hıçkırarak ağlamaya başlıyorum. Sonra annem durumu öğreniyor, dışarı çıkmam yasaklanıyor.

16 yaşındayım. Lisenin ilk yılında Ramazan ayında okuldan çıkıp evime gidiyorum. Sokaklar iftar saati nedeniyle sessiz ve ıssız. İki erkek takılıyor peşime, ikisi de benim yaşlarımda. Gülüşüyorlar, laf atıyorlar. Adımlarımı sıklaştırıyorum. İçlerinden biri önüme geçip yolumu kesiyor, bağıramıyorum, korkudan kalakalıyorum. Saçımdan tutuyor, diğeri de çantamdan tutup ara sokağa çekmeye çalışıyor beni. Kolumu çantamdan kurtararak tüm gücümle koşmaya başlıyorum nefesim kesilene dek, ağzım kuruyana kadar. Hala peşimde olup olmadıklarına bakamıyorum bile korkudan. Sadece koşuyorum. Kulaklarım uğulduyor koşarken. Evin önündeki yokuşa geldiğim an arkamı dönüyorum, kimse yok. Peşimi bıraktıklarını anladığımda bacaklarım tutmuyor, evin bahçesine yığılıyorum. İki gün okula gidemiyorum.

19 yaşındayım. Ağva'da kalıyorum. O gece babam iş dolayısıyla İstanbul'da, annemse aşağıda uyuyor. Odam ikinci katta, geceyarısı kitap okuyorum. Ağva'da babamın yanında çalışan, tanıdığım, sohbet ettiğim, daha önceleri evimize misafir ettiğimiz, yemek yediğimiz adam, o gece babamın evde olmadığını biliyor. Ve o gece benim odamın olduğu balkona çıkmaya çalışırken yakalanıyor yan komşumuz tarafından. Neyse ki zarar vermeye fırsatı olmuyor. Jandarma geliyor, ifade veriyorum. O günden sonra büyük bir paranoya yaşıyorum.

22 yaşındayım, metrobüsten inip köprüye yürüyorum. Köprüden çıktığım sırada oradaki durak görevlisi "güvenlik" bana sesleniyor elinde bir kağıtla. Bunu düşürdünüz galiba diyor, kağıdı alıyorum, üzerinde bir erkek ismi ve numara yazıyor. Adamın suratına bakıp yere atıyorum kağıdı. Kolumdan tutup "Niye atıyosun al belki lazım olur" diyor gülerek, bağırmaya başlıyorum, sözlü tacize devam ediyor.

Ertesi yıl, evime 100 metre kala kapkaça uğruyorum, yerde sürükleniyorum. Ama oradaki "güvenlik" bana yardımcı olmuyor, bir boka yaramıyor orada dikilmekten başka.

Bunların dışında sayısız arabayla takip edenler, yol kesenler, metrobüste, tramwayda, metroda tacize yeltenenler...

Hayatım boyunca erkekler tarafından böyle zararlara maruz kaldığim için insanlığa olan inancımı yitirdim.

Bunlar öyle iğrenç varlıklar ki, bir kadının yaşadığı tecavüzü/tacizi okurken bile tahrik olurlar, sadece kadına değil, kediye, köpeğe, hatta mümkün olsa bitkiye de zarar verirler. Girecek delik bulmak için tepinen, insanlıktan çıkan böyle beş para etmez adamları bir deliğe tıkmak ve kapağını kapatmak istiyorum.

Beni Özgecan Aslan'ın başına gelenleri okurken "şaşıramayacak" duruma getiren erkeklere lanet olsun.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

beş şaşırıyorum, insan olarak şaşırıyorum, anlamıyorum, nasıl olabilir nasıl bu hale gelebiliriz soruyorum soruyorum, yok