...

Şubat 08, 2013

Bilinçaltı


Her eylemin altında cinsel bir haz yatıyor. Konuşurken söylediklerime değil, dudaklarıma kilitlenen bir adamın konuştuklarıma hak verir gibi kafa sallaması onu dışarıdan beni dinliyormuş gibi gösteriyor, oysa o dudaklarımı da içine dahil ettiği bir fantezinin verdiği hazza kafa sallıyor. İnsanların bilinçaltı, sert bir porno, türlü fanteziler, sado mazo zevkler, bastırılmış duygular ve yaşanmamışlıklarla dolu. Her an kendimizi ve başkalarını aldatıyoruz, ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak. Kötü olan, bunun farkında olmak ve yapmaya devam etmek. Bu, yürüdüğün yolun yanlış yol olduğunu anlayıp yine de sokaktaki insanlardan çekindiğin için hemen geldiğin yoldan gerisin geriye dönememek gibi.

Düşüncelerle var olmak, ete kemiğe bürünmeden 'ben' olabilmek çok mu zor?

3 yorum:

Onur Karaca dedi ki...

Biraz freud'un bilinçaltına yakın olmuş :). Bir erkek olarak bile Freud'un ataerkilliği rahatsız etti beni.
Ama jung "bilinçdışının;insanın tek başına yaratık olmaktan çıkıp bir yayılma gösterdiği ve insanlıkla kaynaştıştığı katmandır" der.
Ben jung'u daha çok tuttum.

Onur Karaca dedi ki...

Ekleme:
Ben olabilmek için, sanırım önce toplumdan kopup tanımlama yapıp, tekrar topluma dönmek gerekiyor.
Yoksa birey yukarıdan aşağıya örülen bir tuğla parçasıdır. Duvarda toplum, Ören belli ... Tek tek ayrılıp duvardan, fiziki olarak değil, bilinç olarak. Ve duvarı yeniden inşa edersek. Kurtuluruz bilinçaltını örenden de. Fazla kelam ettik affola...

oguzyuce dedi ki...

cinsellik önemlidir. diğer bir yandan da ete kemiğe bürünmüş halimiz bir başka formda olsaydı sen de , senin düşüncelerin de bambaşka olacaktı. dünyaya mahmut gözüyle bakmakla brigitte gözüyle bakmak arasında dağlar kadar fark var.