...

Ocak 17, 2011

Sessiz Yığınların Gölgesinde


Aslında hayattaki dertlerimin bir anlamı yok. Her şey sonlu değil mi sonuçta. Bir gün bitecek, bitmeli. Başıma üşüşen dertler de bitecek sıkıntılar da mutluluklar da. Mavi tükenecek, yeşil de. Sadece bok rengi bi yuvarlağın içinde yaşıyor olacağız günün birinde. Dramatik bir durum değil bu aslında. Olayı dramatize eden kutuplardaki buzullar erirken kutup ayılarının çektiği sıkıntıları çok çözünürlüklü fotoğraf makineleriyle çeken fotoğrafçılar. Evet. Ve biz bunların birgün yaşanabileceğini düşünmedik. Kıyamete inanan insanoğlu birgün bu dünyanın yorulup da pes edeceğini, ne bileyim gelişigüzel yaşarken, kirletirken, yok ederken, dünyanın yine aynı mutlulukla ve aynı düzen içinde dönemeyeceğini hesap edemedi mi? Edemedi. Çünkü biz kendi söküklerini dikemeyen terzileriz. Ve sürekli mazeretler uyduruyoruz, dışarıdan bizi hangisi daha zengin hangisi daha güzel gösteriyorsa o maskeyi takıyoruz, o tavrı takınıyoruz diğerlerinden üstün olma çabası içinde.

Belki de her şeyin farkındayız çoğumuz. Ama kolaya kaçıp yığınlar arasına karışıyoruz. Susuyoruz, bazen de içimizden konuşuyoruz.