...

Ekim 26, 2010

Mutluluk Aşısı

Kendimi sevmeyi, küsmemeyi öğrenmeye başladım. Zaman zaman kendini beğenmiş bi’ hergele oluyorum bazen de dünyanın en ezik, en vasat Gregor Samsavari bi’ Notre Dame’ına dönüşüyorum/dum.

Artık bu boktan hayatı kusurlu, eksik, berbat, çirkin, aptallarla dolu olduğunu bilerek güzel buluyorum. Dünyaya Armağan Çağlayan eleştirmenliğiyle bakmak iyi bir şey değil. Bu kabulleniş, bardağın dolu tarafını içmeni gerektirse de, az biraz iyimserlik belki bir tutam polyannacılıkla sağlansa da alışana kadar zorluyor insanı. Sonraları çevrende gördüklerine o kadar şaşırmamaya başlıyorsun. “yok artık”, “bu kadar da olmaz” dememeyi öğreniyosun. Öğretiyorlar.

Böyle daha mutluyum ben, acılar sıradanlaştıkça.

2 yorum:

rorshach'in günLüğü. dedi ki...

acıLar sıradanLaştı mı ki?
o vakit;
konu komşuya haber etmek gerek.

Adsız dedi ki...

acılar sıradanlaşmıyor acı çekecek duygularımız kayboluyor
Bir köy bir kasaba ruhumuz her depremde biri yıkılıyor onlar yıkıldıkça biz kaybediyoruz
biz kaybettikçe onlar umutlarını kesiyorlar
ve gün geçtikçe kuruyoruz
acı sırdanlaşmaz bizler sıradanlaşıyoruz
herşeyin doğasına uyar gibi kendi doğamızı terk ediyoruz
biz uzaklaştıkça kendimizden tanıyamıyoruz hayatı bazen kendimizi
itiraf edelim yalnız kaldıgımız günler bu yüzden arayıştayız