...

Aralık 14, 2010

"Ben buyum"

Tuhaf hissediyorum kendimi. Ve bu benim her zamanki halim.

Her şeyden çabuk vazgeçiyorum bu aralar. Söz veriyorum, tutmuyorum. Aptallık ediyorum "hayır" demek isterken "evet" diyorum ve zor duruma sokuyorum kendimi. En büyük aptallığım bu benim. İnsanlar arasına karışma isteği yok içimde ama bazen ihtiyaç da duyuyorum yeni yüzler görmeye. Bazen "boşversene, hayatı plansız, kim ne der diye düşünmeden ve biraz da sonrasını umursamadan yaşa" diyor bir ses ama susturuyorum onu. Hep korkuyorum korkuyorum korkuyorum! En çok da başlangıçlardan. Yeni bir ilişkiye başlamaktan, hatta yanıma yaklaşıp "bi' dakika bakar mısınız" diyen broşür dağıtan insanlardan. Israrla elime sıkıştırdıklarını okumadan çantama atıyorum.



Sadece bir kademe yaklaşmalarına izin veriyorum insanların. Daha derine inmesinler istiyorum. Ben kendi kabuğumda kalayım. Güvensizliğimin yarattığı korku ütopyalarımı besliyorum kendi içimde. Eksikliklerimi yüzüme her gün vururken birinin aynı eksikliklerimden bahsetmesine öfkeleniyorum. Kendimi savunmak için bir tek cümle kuruyorum: Ben buyum!

2 yorum:

Nevzat Orkun Çeviker dedi ki...

Kendine karşı dürüst olabilmek, başarmışsın bunu tebrik ederim.

mysticulas dedi ki...

Tahammülümüz kalmadı artık yıklan surlarmırımız yakılan hayallerimiz ve susmak bilmeyn üzüntülerimiz
Ben buyum parmağımızın ucunda güneş ise çok uzakta
Herkes kalın duvarlarla yaşıyor o kadar kalın bir duvar ki dışarda neler oldugundan habersiz
korkuyoruz
ve iletişimsiz bir dünyada yapayalnız bir çıkış kapısı arıyoruz birbirimize çarpa çarpa
Yalnızlığın yarattığı yeni yeni kimliker barındırıyoruz içimizde biri siyah derse diger mutlaka beyaz diyecektir
Bizler farkında olmalıyız ölümün
ve o korku bize kalın duvarları yıkmak için büyük bir güç ve cesaret vermeli
bu öyle büyük bir cesaret ki
karşındaki insanın duvarları kendiliginden tuzla buz olmalı
şimdi
Özge farkındamısın..